Ercan HARMANCI

Atık Bilgi Alınır (!)

Blog (Paylaşım Kulübü)

Atık Bilgi Alınır (!)

Bu defa kitaplardan konuşalım istiyorum. Durun! Hemen dudaklarınızı büzüp, kaşlarınızı çatmayın. Öğrenmek, beslenmek gibidir. Çalışmak ise abur cubur bir şeyler yemeye benzer karın ağrıtır sonunda. Belki de derslerde karnınızın ağrımasının bir sebebi de budur.
 Büyüklerin tabiriyle insan sahip olduğu iki kabı iyi şeylerle ve yeterli, ne az ne de fazla, şekilde doldurmalıdır. Öğrencilerin çoğu da zihinlerinde ki eksiklikleri gidermek için sürekli bulduklarıyla midelerini doldurmaktadırlar.

Teknolojinin hızla ilerlediğini akıl almaz şeylerin yine birilerinin aklıyla yapıldığını bilmeyen yoktur. Sonuçta teknoloji sağladığı faydanın yanında zararlarını da eşantiyon olarak veriyor. Teknoloji sürekli bilgi kaynaklarını çeşitlendiriyor. Çok çeşitli bilgi kaynakları ve yolları öğrenenlerin işini kolaylaştırmanın yanın da zorlaştırmaktadır da.

Birçok öğrenci değişmeyen bilgileri; her gün değişik kaynaklardan öğrenmeye çalışıyorlar öğrendiklerine ne kendilerini ne de başkalarını inandırabiliyorlar. Herkes için kesin yararlıdır diyebileceğimiz bir besin olmadığı gibi “Herkes için kesin öğrenmeniz de iyi sonuçlar verecek” diyebilecek kaynaklarda yoktur. Bu yanlış inanıştan dolayı birçok iyi çalışma doğmadan ölmektedir
 
 Ders kitapları niçin vardır? El cevap öğrenemeyesiniz diye vardır.
Okullarda, ilköğretimden üniversiteye kadar okutulan tüm kitaplar atık bilgilerle doludur. Hemen sormayın o soruyu; o zaman neden kitaplarda atık bilgi vardır? Aklıma ilk geleni söyleyeyim ders çalışma zevkinizi kaçırmak için ders çalışma zevkiniz kaçınca moraliniz bozulacak moraliniz bozulunca da sağa sola sataşacaksınız. Sağa sola sataşmamak için tek yapacağınız kitapların sayfalarıyla oynamamak.

İlk tavsiyem, öğrenmenin bir eğlence ve çalışmanın bir oyun olmadığına inanıyorsanız kapatın kitapları; dışarı çıkın havanızı alın.
Kitaplar derste öğreneceğiniz konuların ve müfredatının bilinmesi için iyidir. Benim için kitapların en güzel yanıdır bu. Hangi ders, hangi kitap olursa olsun benim ilk baktığım kitabın olmazsa olmaz bölümü içindekiler bölümüdür. Yüksek not takıntısı olmayan öğrenci kitabın içindekiler bölümünü doğru okursa geçer not alabilirler. İçindekiler bölümü atık bilginin olmadığı tek bölümdür kitaplarda. Atık bilginin olmadığı tek kitaplar kutsal kitaplardır. Kutsal kitapların dışındaki tüm kitaplar atık bilgilerle doludur. Birçok öğrenci ya kitabın tamamını ya da sayfanın yarsını önemlidir anlamında altını çizmektedirler. Sınavlara hazırlanırken kitaplarınızı çizerek çalışırsınız ama çizdiğiniz kitaplardan çizdiğiniz yere oranla aldığınız not kıyaslanmayacak kadar azdır ya da hoca çizmediğiniz yerden sormuştur sizin nereyi çizdiğinizi bildiği için (!)
 
Kitapları tabii ki çizebilirsiniz başkalarının değilse. Kitap çizmeye karar verdiyseniz ilk yapacağınızı söyleyeyim mutlaka sağlam bir dil bilgisine ihtiyacınız olacak. Sağlam bir dil bilgisinin yanında konuya tümevarım şeklinde değil tümdengelim şeklinde çalışırsanız çizdikleriniz hem azalacak hem de gerekli olanları çizmiş olursunuz. Konuyu anlamada dilbilgisi içinde edat ve bağlaçların tartışılmaz bir yeri ve önemi vardır. Edat ve bağlaçlar düşüncelerin sensörleridir. 
            Kitaptaki bilgilerin altını doğru çizmek, şehirlerdeki doğru açılmış ana caddelere benzer. Şehrin ana caddeleri herkesi en kısa zamanda şehrin merkezine ulaştırır. Altı doğru çizilen bilgilerde konun merkezine ulaştırır.Söyleyeceklerime inanmayacağınızı düşünsem de söylemek istiyorum. Bir dersin bir konusununa baktım tam altı sayfaydı. Konun atık bilgilerini atınca geriye kalan beş cümleydi.

İnanmadığız çünkü yanlış besleniyorsunuz doğru ve dengeli beslenmeye başlayınca söylediklerimin gerçek olduğunu sizlerde göreceksiniz. Çalışmak bir oyun ve öğrenmek en çok zevk aldığız eğlenceniz olacak. İyi eğlenceler… Anlaşılan siz gece yarısına kadar ders çalışacaksınız gibi görünüyor…

Ercan Harmancı
Sosyolog / Muhreç Öğretmen
ercanharmanci@hotmail.com
 

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

Atık Bilgi Alınır (!)

Bu defa kitaplardan konuşalım istiyorum. Durun! Hemen dudaklarınızı büzüp, kaşlarınızı çatmayın. Öğrenmek, beslenmek gibidir. Çalışmak ise abur cubur bir şeyler yemeye benzer karın ağrıtır sonunda. Belki de derslerde karnınızın ağrımasının bir sebebi de budur.
 Büyüklerin tabiriyle insan sahip olduğu iki kabı iyi şeylerle ve yeterli, ne az ne de fazla, şekilde doldurmalıdır. Öğrencilerin çoğu da zihinlerinde ki eksiklikleri gidermek için sürekli bulduklarıyla midelerini doldurmaktadırlar.

Teknolojinin hızla ilerlediğini akıl almaz şeylerin yine birilerinin aklıyla yapıldığını bilmeyen yoktur. Sonuçta teknoloji sağladığı faydanın yanında zararlarını da eşantiyon olarak veriyor. Teknoloji sürekli bilgi kaynaklarını çeşitlendiriyor. Çok çeşitli bilgi kaynakları ve yolları öğrenenlerin işini kolaylaştırmanın yanın da zorlaştırmaktadır da.

Birçok öğrenci değişmeyen bilgileri; her gün değişik kaynaklardan öğrenmeye çalışıyorlar öğrendiklerine ne kendilerini ne de başkalarını inandırabiliyorlar. Herkes için kesin yararlıdır diyebileceğimiz bir besin olmadığı gibi “Herkes için kesin öğrenmeniz de iyi sonuçlar verecek” diyebilecek kaynaklarda yoktur. Bu yanlış inanıştan dolayı birçok iyi çalışma doğmadan ölmektedir
 
 Ders kitapları niçin vardır? El cevap öğrenemeyesiniz diye vardır.
Okullarda, ilköğretimden üniversiteye kadar okutulan tüm kitaplar atık bilgilerle doludur. Hemen sormayın o soruyu; o zaman neden kitaplarda atık bilgi vardır? Aklıma ilk geleni söyleyeyim ders çalışma zevkinizi kaçırmak için ders çalışma zevkiniz kaçınca moraliniz bozulacak moraliniz bozulunca da sağa sola sataşacaksınız. Sağa sola sataşmamak için tek yapacağınız kitapların sayfalarıyla oynamamak.

İlk tavsiyem, öğrenmenin bir eğlence ve çalışmanın bir oyun olmadığına inanıyorsanız kapatın kitapları; dışarı çıkın havanızı alın.
Kitaplar derste öğreneceğiniz konuların ve müfredatının bilinmesi için iyidir. Benim için kitapların en güzel yanıdır bu. Hangi ders, hangi kitap olursa olsun benim ilk baktığım kitabın olmazsa olmaz bölümü içindekiler bölümüdür. Yüksek not takıntısı olmayan öğrenci kitabın içindekiler bölümünü doğru okursa geçer not alabilirler. İçindekiler bölümü atık bilginin olmadığı tek bölümdür kitaplarda. Atık bilginin olmadığı tek kitaplar kutsal kitaplardır. Kutsal kitapların dışındaki tüm kitaplar atık bilgilerle doludur. Birçok öğrenci ya kitabın tamamını ya da sayfanın yarsını önemlidir anlamında altını çizmektedirler. Sınavlara hazırlanırken kitaplarınızı çizerek çalışırsınız ama çizdiğiniz kitaplardan çizdiğiniz yere oranla aldığınız not kıyaslanmayacak kadar azdır ya da hoca çizmediğiniz yerden sormuştur sizin nereyi çizdiğinizi bildiği için (!)
 
Kitapları tabii ki çizebilirsiniz başkalarının değilse. Kitap çizmeye karar verdiyseniz ilk yapacağınızı söyleyeyim mutlaka sağlam bir dil bilgisine ihtiyacınız olacak. Sağlam bir dil bilgisinin yanında konuya tümevarım şeklinde değil tümdengelim şeklinde çalışırsanız çizdikleriniz hem azalacak hem de gerekli olanları çizmiş olursunuz. Konuyu anlamada dilbilgisi içinde edat ve bağlaçların tartışılmaz bir yeri ve önemi vardır. Edat ve bağlaçlar düşüncelerin sensörleridir. 
            Kitaptaki bilgilerin altını doğru çizmek, şehirlerdeki doğru açılmış ana caddelere benzer. Şehrin ana caddeleri herkesi en kısa zamanda şehrin merkezine ulaştırır. Altı doğru çizilen bilgilerde konun merkezine ulaştırır.Söyleyeceklerime inanmayacağınızı düşünsem de söylemek istiyorum. Bir dersin bir konusununa baktım tam altı sayfaydı. Konun atık bilgilerini atınca geriye kalan beş cümleydi.

İnanmadığız çünkü yanlış besleniyorsunuz doğru ve dengeli beslenmeye başlayınca söylediklerimin gerçek olduğunu sizlerde göreceksiniz. Çalışmak bir oyun ve öğrenmek en çok zevk aldığız eğlenceniz olacak. İyi eğlenceler… Anlaşılan siz gece yarısına kadar ders çalışacaksınız gibi görünüyor…

Ercan Harmancı
Sosyolog / Muhreç Öğretmen
ercanharmanci@hotmail.com
 

DEVAMI

Mağaraya Davetlisiniz

Selamı kelama bağlayıp ben “Selamun aleykum” diyeyim siz de içinizden “Aleykum selam” deyin ki cennete bir adım yaklaşmış olalım.

Ulutra-Sonik sistemlerle bir birimize seslenip Ultra-Scope sistemlerle bir birimizi görüyor olsak da hesaplarımız hep akıllı evler üzerine yapılsa da en akıllılarımız bile bizleri Platon’un Mağarasına davet ediyor.
Evet, mağara önemli bizim için hayat mağara ile başlar… Biz mağaraya sığınanları sevenleriz ve başımıza bir iş gelince de hemen aklımıza mağaraya sığınmak gelir…
Yok yok, hemen  “Bak sonunda sende anladın Platon’un büyüklüğünü” demeyin… Ben öyle önüme gelene “Sen ne büyüksün!” diyerek isim koleksiyonu yapamam. Ben sadece Allah’ı tek en büyük olarak bilirim bir de Rabbimin övdüklerini… Gerisi benim için sadece insandır…

Platon rüşte erdi mi bilmem ama hatasını anladığını kendi itiraf etmiştir. Platon hatasını anlayıp ihtiyar yaşında “Yasalar” isimli eseri yazsa da Platon meftunları onun “Devlet”ine hayran…

Her “Gölgelerin Gücü Adına” dediklerinde biraz daha unutuyorlar Platon’u da yaratanı… Allah’ın vaat ettiği gölgelerin kıymetini bilselerdi hiç Platon’un gölgelerine sığınırlar mıydı?

Platon hep kendini düşünen bir adam olmuştur. Hocası idam edilirken onu savunmamışta o idam edilince ardından “Sokrates’in Savunması”nı yazmıştır. Sokrates onun hocasıdır  “Bildiğim Tek Şey Hiçbir Şey Bilmediğimdir!” der ama Platon toplumdaki hastaların öldürülmesinin devletin maslahatına olacağına kadar her şeyi biliyor…

Evet, sığınılacak tek mağara Allah Rasulü Muhammed’e (as) Allah’ın katından gelen Cebrail’in (as)  indiği Hira Mağarasıdır…
O mağaraya sığınan ancak kurtulur… Hira Mağarası’nı unutup Platon’un mağarasına doğru gidenler… Size diyorum geri dönün… Platon bile yanlışından döndü çok geç olmadan siz de dönün ve kurtulmak için dünyada Hira Mağarasına ahirette ise Allah’ın vaat ettiği gölgelere koşun…

Selamı kelama bağlarken diyelim ki “Selam Hira Mağarasına sığınmak için koşanlara olsun!”

Ercan Harmancı 
Muhrec Öğretmen 
info@ercanharmanci.com

DEVAMI

Yazar

baskan
Ercan Harmancı
Önce Okur Sonra Yazar

Etkinlik Takvimi

Foto Galeri

Videolar