Ercan HARMANCI

Muhreç Öğretmen - I

Haberler

Muhreç Öğretmen - I

                                                    Muhreç Öğretmen - I
 
Kelama selam ile başlayıp Es-Selam’a sığınalım…
Hatırlamayan çok az kişi vardır. 2017 Aralık ayının son haftasında bir öğretmen OdaTv’nin haberi ve sabık Doğan Medyası’nın sponsorluğu ile medya linçi yapılmıştı. İşte o kişi artık öğretmen değil demeyeceğim muhreç bir öğretmen ve informel olsa da öğrencileri eskiye göre daha da arttı. Eskiden dua edenlerim vardı ama şimdi gıyabımda dua eden Müslümanlarla rızıklandıran Rabbime hamdolsun.

Sosyal medyayı günlük bir şaşkınlık ile saatlerce kullanan biri hiç olmadım. Kırk yaşıma girdiğim gün kendime söz verdim “Ercan, bu mecrayı kullanacaksan dikkat et bu mecra senin ya cennetine şahitlik edecek ya da Allah muhafaza cehennemine şahitlik edecek paylaşımlarında bunu asla unutma!” dedim ve şükürler olsun ki Rabbimin nasibi ve yardım etmesiyle zihnim de gönlüm de rahat.

2013 yılından itibaren eğitim ve ümmet eksenli yazılar yazdım hem yerel hem de ulusal medyada ve tek hesabım oldu cennet… Kırk yaşımdan önce de kırk yaşımdan sonrada Ebu Cehil’in hanımının namusuna bile dilim uzanmadı… Medyada linç edildim hem de en iğrenç şekilde ama beni linç eden ötekilere karşı da dilim yarın hesap veremeyeceğim cümlelere şahitlik etmedi.

Bu süreçte kurumları temsil edenler kurum maslahatı gözettiler… Politikacılar  “Biz seni tanımıyoruz!” yaptılar. Liberaller zihinler bile “Böyle sapıklık olmaz!” dediler… Benden olmasa bile cümlelerimden korkup rahatsız olanlar “Bu sapık, bu tacizci bunu öğretmenlik mesleğinden çıkarın çocukları koruyu!” dediler…
Ne kadar acı ki zihinlerinde “Ercan hoca haklı!” diyenler bile “Uslüp sıkıntılı!” dediler… Kısacası herkes  “Haklısın ama bizi bulaştırma!” dediler demek beni tanıyan ya da bir kere görmeyen kardeşlerime haksızlık ve hadsizlik olur…

Bu süreçte beni tek üzen durum ne oldu Elif gibi dim dik duran öğrencilerimin “Ercan Hocamız medyadaki gibi biri asla değildir tam tersi Ercan Hoca sınıfımıza girerken kapıyı tıklatıp öyle girer o kadar hassastır ki bizle iletişimi ve göz temasını bile sınırlı tutar!” diye savunan öğrencilerimin cümlelerini suçlayacak elle tutulur ya da parmak basılır suç olmayınca öğrencilerin bu ifadeleri üzerinden kendimce kendimi adadığım öğretmenlik mesleğinden men ettiler… İşte beni en çok üzen ilk şey

İkinci üzen, bu ülkede birçok mesleğinden men edilen öğretmen oldu ama öğrencileriyle görüşebildi. Okula kabul edildi ama ben tüm taleplerime rağmen öğrencilerimle vedalaşıp helalleşemedim bu bile yasaktı. Tek gerekçe vardı birileri “Bu adamı okulda görmek istemiyoruz!” isteğiydi.
Öğretmenlik mesleğinden maişetimi kazansam da 20 yıllık meslek hayatımda “Bu kadar paraya bu kadar iş” asla demedim… Yirmi yıllık meslek hayatımda benden rahatsız olan idareciler ya da öğretmenler oldu ama asla benden rahatsızlık duyan hakkımda şikâyette bulunan ne bir öğrencim oldu ne de bir öğrenci velisi oldu. Bu imtihanımda en çok merak ettiğim müfettişlere ilk sorduğum “Benden rahatsız olan; şüphe duyan bir öğrencim varsa ben istifa edeceğim”  cümleme müfettişler “Hayır, tek şikâyet yok” cümlesi bu mesleği daha çok sevdirdi.

İsteseydim bu süreçte çok farklı hak arayışlarıyla kendi lehime farklı sonuçlar elde edebilirdim. İlki bu bir imtihandı “Rabbim ne dilediyse o olacaktı!” en önemlisiydi. İkincisi ben bir emri bilmaruf ve nehyi anil münker yapmıştım ama bundan sadece ötekiler değil bizden olanlarda rahatsız oldu nedenle ne bir öğrenci ne bir öğretmeni bana destek vermeleri için çağırmadım…

Oysa hakkımdı her öğrencinin dinlenmesi hattat velilerin bu konudaki görüşlerinin alınmasını hukuki olarak isteyebilirdim…
Neden İstemedim…

Ercan harmancı
Muhreç Öğretmen
ercanharmanci@hotmail.com
 
 
 
 
 
 

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

Muhreç Öğretmen - I

                                                    Muhreç Öğretmen - I
 
Kelama selam ile başlayıp Es-Selam’a sığınalım…
Hatırlamayan çok az kişi vardır. 2017 Aralık ayının son haftasında bir öğretmen OdaTv’nin haberi ve sabık Doğan Medyası’nın sponsorluğu ile medya linçi yapılmıştı. İşte o kişi artık öğretmen değil demeyeceğim muhreç bir öğretmen ve informel olsa da öğrencileri eskiye göre daha da arttı. Eskiden dua edenlerim vardı ama şimdi gıyabımda dua eden Müslümanlarla rızıklandıran Rabbime hamdolsun.

Sosyal medyayı günlük bir şaşkınlık ile saatlerce kullanan biri hiç olmadım. Kırk yaşıma girdiğim gün kendime söz verdim “Ercan, bu mecrayı kullanacaksan dikkat et bu mecra senin ya cennetine şahitlik edecek ya da Allah muhafaza cehennemine şahitlik edecek paylaşımlarında bunu asla unutma!” dedim ve şükürler olsun ki Rabbimin nasibi ve yardım etmesiyle zihnim de gönlüm de rahat.

2013 yılından itibaren eğitim ve ümmet eksenli yazılar yazdım hem yerel hem de ulusal medyada ve tek hesabım oldu cennet… Kırk yaşımdan önce de kırk yaşımdan sonrada Ebu Cehil’in hanımının namusuna bile dilim uzanmadı… Medyada linç edildim hem de en iğrenç şekilde ama beni linç eden ötekilere karşı da dilim yarın hesap veremeyeceğim cümlelere şahitlik etmedi.

Bu süreçte kurumları temsil edenler kurum maslahatı gözettiler… Politikacılar  “Biz seni tanımıyoruz!” yaptılar. Liberaller zihinler bile “Böyle sapıklık olmaz!” dediler… Benden olmasa bile cümlelerimden korkup rahatsız olanlar “Bu sapık, bu tacizci bunu öğretmenlik mesleğinden çıkarın çocukları koruyu!” dediler…
Ne kadar acı ki zihinlerinde “Ercan hoca haklı!” diyenler bile “Uslüp sıkıntılı!” dediler… Kısacası herkes  “Haklısın ama bizi bulaştırma!” dediler demek beni tanıyan ya da bir kere görmeyen kardeşlerime haksızlık ve hadsizlik olur…

Bu süreçte beni tek üzen durum ne oldu Elif gibi dim dik duran öğrencilerimin “Ercan Hocamız medyadaki gibi biri asla değildir tam tersi Ercan Hoca sınıfımıza girerken kapıyı tıklatıp öyle girer o kadar hassastır ki bizle iletişimi ve göz temasını bile sınırlı tutar!” diye savunan öğrencilerimin cümlelerini suçlayacak elle tutulur ya da parmak basılır suç olmayınca öğrencilerin bu ifadeleri üzerinden kendimce kendimi adadığım öğretmenlik mesleğinden men ettiler… İşte beni en çok üzen ilk şey

İkinci üzen, bu ülkede birçok mesleğinden men edilen öğretmen oldu ama öğrencileriyle görüşebildi. Okula kabul edildi ama ben tüm taleplerime rağmen öğrencilerimle vedalaşıp helalleşemedim bu bile yasaktı. Tek gerekçe vardı birileri “Bu adamı okulda görmek istemiyoruz!” isteğiydi.
Öğretmenlik mesleğinden maişetimi kazansam da 20 yıllık meslek hayatımda “Bu kadar paraya bu kadar iş” asla demedim… Yirmi yıllık meslek hayatımda benden rahatsız olan idareciler ya da öğretmenler oldu ama asla benden rahatsızlık duyan hakkımda şikâyette bulunan ne bir öğrencim oldu ne de bir öğrenci velisi oldu. Bu imtihanımda en çok merak ettiğim müfettişlere ilk sorduğum “Benden rahatsız olan; şüphe duyan bir öğrencim varsa ben istifa edeceğim”  cümleme müfettişler “Hayır, tek şikâyet yok” cümlesi bu mesleği daha çok sevdirdi.

İsteseydim bu süreçte çok farklı hak arayışlarıyla kendi lehime farklı sonuçlar elde edebilirdim. İlki bu bir imtihandı “Rabbim ne dilediyse o olacaktı!” en önemlisiydi. İkincisi ben bir emri bilmaruf ve nehyi anil münker yapmıştım ama bundan sadece ötekiler değil bizden olanlarda rahatsız oldu nedenle ne bir öğrenci ne bir öğretmeni bana destek vermeleri için çağırmadım…

Oysa hakkımdı her öğrencinin dinlenmesi hattat velilerin bu konudaki görüşlerinin alınmasını hukuki olarak isteyebilirdim…
Neden İstemedim…

Ercan harmancı
Muhreç Öğretmen
ercanharmanci@hotmail.com
 
 
 
 
 
 

DEVAMI

Yazar

baskan
Ercan Harmancı
Önce Okur Sonra Yazar

Etkinlik Takvimi

Foto Galeri

Videolar