Kim Vardı; Kim Kaldı (!)
Birkaç istisna isim dışında hepsi Erdoğan gitsin istiyor… Bunu neden istiyorlar geçmişleri ve yedikleri hurmalar deşifre olup kendilerini tırmalamadan bu işten kurtulmak istiyorlar…
![]()
Kendimin cenneti ve ümmetin izzeti için ümmet düşmanlarını rahatsız etmek için buradayım
Birkaç istisna isim dışında hepsi Erdoğan gitsin istiyor… Bunu neden istiyorlar geçmişleri ve yedikleri hurmalar deşifre olup kendilerini tırmalamadan bu işten kurtulmak istiyorlar…
![]()
Bir dönem okullarda en çok sümenaltı yapılan suçlar “Hırsızlık” suçları idi. Bugün ise “Sapıklık” “Taciz” ve “Sarkıntılık” suçları tavan yapmıştır. Okullar da idareciler; bakanlıkta da bürokratlar konfor alanlarından taviz vermemek için bu suçlar için üç maymunu oynuyor.
![]()
Selamı kelama bağlarken “MEB Ne Buyurur” diye bir başlık ile başlamak istedim… Buyurur mu buyurmaz mı? Yoksa kardeşim sen kim oluyorsun da sana cevap verelim der mi demez mi? Yoksa hemen bir istihbarat ve tahkikat yaptırıp “Kim bu Ercan Harmancı” der mi demez mi bilmiyorum. Böyle bir ihtimal karşısında harcanacak emek ve iş gücü israfının…
![]()
İlk önce Şeriat’ten rahatsız olduğunu ifade edecek olan Diyanet İşleri Başkanı olacaktır ki bu rahatsızlık kişisel bir tercih değil kurumsal bir maslahattır. Diyanet İşleri Başkanı “İslam’dan rahatsızım” diyemeyeceği kadar “Şeriat’ten rahatsızım “ demek zorundadır.
![]()
İnanç Özgürlüğü ve Paradoksu… Bu iki kavram arasında sıkı bir paradoksal ilişki vardır. Aslında insanlar inanç özgürlüğü yok dediklerin de mutlaka bir inancı hedef alıyorlardır. Bu kadim bir stratejidir. İnanç konusunda öncelikle kabul etmemiz gereken Allah insanları inanmaları konusunda muhayyer kılmıştır. Rahmani ifade ile “Dinde zorlama yoktur” lakin kişi bir dine inandığında da o dinin emir ve yasaklarını yapması hatta yayması o kişi için dini bir vecibe yani zorunluluktur.
![]()