Ekrem İmamoğlu kİm? Bu sorunun cevabı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı… Pekâlâ
Bir yerel yöneticinin ödev ve sorumlulukları hangi mevzuatlar ile belirlenmiştir? Ya da şöyle soralım…
Ekrem İmamoğlu hangi mevzuata göre il il dolaşarak “85 milyon benim” ifadelerini kullanmaktadır. Önce şunun altını çizelim. Türkiye’yi yani bir başka ifade ile 85 milyonu temsil etme hakkı sadece Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a aittir.
Ülkemizdeki kanunlara göre hiçbir yerel yöneticinin temsiliyet hakkı ve yetkisi yoktur.
Türkiye’yi Recep Tayyip Erdoğan… İlleri vali ve de ilçeleri kaymakam köyleri de muhtarlar temsil eder. Belli günlerde yapılan programlarda protokolde olmak hiçbir yerel yöneticiye temsil hakkı vermez.
Şöyle ki olağanüstü hallerde bile olsa bir yerel yönetici mülki ve idari bir birimi temsil edemez. Lakin bir vali belediyeyi temsil edebilir bu yetki kendisine hukuken tanındığında ki ülkemizde bunun örnekleri yaşanmıştır.
İmamoğlu il il dolaşarak neyin peşinde? Hiç şüpheniz olmasın ki Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı gibi bir hesabı yoktur. İmamoğlu’nun tüm stratejisi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı’dır.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ekrem İmamoğlu için kullandığı “Evladım” “Çocuğum” kod ve motifini doğru okumak gerek. Bizzat Ekrem İmamoğlu’nu Cumhuriyet Hak Partisinin Genel Başkanı olarak hazırlayan isim de Kemal Kılıçdaroğlu’nun… Makam babadan oğula geçecek(!)
Özellikle Ekrem İmamoğlu’nun yıllardır “Mağduru Oynama” stratejisi aslında iktidara karşı değil CHP şahinlerine karşıdır. CHP’nin şahinleri hem Kılıçdaroğlu’ndan hem de İmamoğlu’ndan rahatsızdır kaldı ki bu durum kişi CHP’liler tarafından da dile getirilmiştir.
Kılıçdaroğlu’nun ifadesi ile kendisi 1930 yılların CHP’sini temsil etmiyor. Bu bir niyet okuma değil hem basılı hem de televizyon medyası ile sabitli deklerelerdir.
Ekrem İmamoğlu mağduru oynayarak CHP’nin şahinlerini kendi safına çekip meşruluk kazanmak istemektedir. Lakin bunu şimdiye kadar başaramadı.
Şimdi gelelim sorulması gerekenlere…
- Bir yerel yönetici ülkenin herhangi bir ilinde miting yapabilir mi hatta kendi seçildiği ilde miting yapabilir mi? Bunun sağlıklı cevabını bulmak için “Miting” kavramının etimolojisine bakmak gerekmektedir. Siyasi amaçlı yapılan gösteri… Aslında eski Fransa toplumunda siyasi amaçlı gösteri demek bir çeşit isyan hareketi demektir. Zamanla bu kavram meşruluk kazanmıştır.
- Ekrem İmamoğlu il il dolaşırken kimi temsil ediyor. CHP’nin ilgili birimlerinden izin alınıp bu konuda ödenek ayrılmış mıdır? Bir milletvekili ya da belediye başkanının seçiminde ilgili politik örgütler bu konuda bir planlama yapar ve bunu da hazineden alınan yardımla meşru olarak yapar. Burada sorun şu ki İmamoğlu’nun meşru bir adaylığı yoktur. Kendisine vaat edilen “Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı” ise öncelikle seçimle değil görevlendirme ile gerçekleşen bir sosyal roldür. İmamoğlu toplumun karşısına her ilde ve tanıtım kampanyalarında kullandığı “Cumhurbaşkanı Yardımcısı” etiketini ancak Allah muhafaza 15 Mayıs sabahından sonra YSK’nin resmi açıklamasından sonra Kemal Kılıçdaroğlu’nun görev tevdi etmesinden sonra kullanabilir.
- İmamoğlu’nun meşru olmayan kampanyalarına karşı bürokratların sessiz kalması da ayrı bir tartışma konusudur.
- İmamoğlu İstanbul halkının maslahatının olmadığı bunun için olmayan hiçbir faaliyet için İBB’nin ayni ve nakdi desteğini kullanmaz. Ne acı ki hem kullanıyor hem de mağduru oynayarak kahraman olmaya çalışıyor.
Öngörüm şu ki 15 Mayıs sabahından itibaren CHP ile Ekrem İmamoğlu’nun dişe diş; göze göz bir mücadelesi başlayacak. Yine öngörüm İmamoğlu CHP ile yollarını ayırıp bir yıl informel olarak bağımsız aday olarak devam edecek.
15 Mayıs’tan sonra CHP iki damara ayrılacak genlerinde kadim CHP misyon ve vizyonunu taşıyanlar ve New Age CHP olanlar. İmamoğlu New Age olan tarafta olacak ve kaybedecek.
Bu arada şunu da gözden kaçırmayalım… İmamoğlu’nun özellikle yabancı diplomat ve politikacılarla görüşmelerini doğru okumak gerekmektedir. Atatürk Havalimanı’nı bir güvenlik tehdidi oluşturacak Amerikalı bir firmaya kiralamanın perde arkasını doğru okumak gerek.
Önemli olan gözden kaçırılan nokta…Meşru olmayan bir eylemi gömememekte ısrar edenler İmamoğlu’na haksızlık yapıldığını servis ediyorlar. İmamoğlu milletvekili adayı olmuş olsaydı yaşanılanları farklı bir boyutta değerlendirebilirdik. Oysa imam oğlu rasyonel hukukun mevzuatıyla ve mantık ile temellendirilemeyecek il il dolaşmasını doğru okumak gerek.
Bu heyecan bir kirli pazarlığın uzantısıdır. Yoksa hiçbir akıl sahibi bir belediye başkanının aylardır bulunması gereken yerel yönetimi başkansız bırakamayacağını teslim eder. Kişisel görüşüm Ekrem İmamoğlu seçimi Kılıçdaroğlu kaybetmesinin hemen akabinde CHP genel başkanlığı için örgütlenmeye başlayacaktır.
Ekrem İmamoğlu neden sürekli mağduru oynamaktadır? Aslında bu bir suçluluk psikolojisidir. Kendini tilki sanan politikacıların kullandığı bir stratejide Topluma Acındırma Psikolojisi … Acıma duygusu sizi mantığınızı kullanmayı bloke eder. Öyle noktaya gelirsiniz ki kırmızı ışıkta geçen bir sürücüye acıyacak duruma düşersiniz.
Ne acı ki ülkemiz de politikacısından medya çalışanına kadar kimse “Kardeşim Ekrem İmamoğlu hangi sıfatla il il dolaşıp toplumun adeta sinirlerine dokunmaktadır?” denilip bu sorgulanmadı. Aslında Ekrem İmamoğlu’nun masum olmadığının en somut göstergesi Erzurum’da esnaf ziyareti diye izin alıp sonra miting yapmak için “Ben istediğim yerde yaparım” dik kafalılığı ile o seçim otobüsündeki beden dili ve ağzından çıkan cümleleri anlamak için uzmanlık gerektirmeyecek kadar açıktır.
İmamoğlu’na “Sen esnaf ziyareti için izin almışsın neden miting yapmaya kalktın” ya da “YSK’ye bildirilen miting alanları içinde olmayan bir yerde neden miting yapmak için ısrar ettin” “Erzurum ki yüksek öğrenimimin yarısını orada yaptım Erzurumluları tanıdığını söyleyen İmamoğlu neden PKK destekçileri ile dirsek temasına geçti? Bunlar sorulmuyor…Ekrem İmamoğlu’na karşı karsızlık ve edepsizlik yapıldığı bunun asla kabul edilemeyeceği dillendiriliyor.
Hırsızın hiç mi suçu yok işte tam da bunun ifadesidir.
Hırsızlık derken İmamoğlu hırsız olabilir mi? … Ben hırsızdan daha çok hırsızlığın kimlere için ve ne için yapılacağına odakalnıyorum…İmamoğlu kuvvetlemuhtemel tüm yerel yöneticiler gibi istisnaların dışında kendisive ailesi için birşeyler tırtıklamış olabilir… Bu da yönetici hakkı tıpkı huzur hakkı gibi…
Ben İmamoğlunu bir yerel yönetim başkanı olarak görmüyorum… İmamoğlunun kim olduğunu belki birgin boğaza nazır arazilerin kimlere neden kiralandığını hatat satıldığını öğrenince kime çalıştığı daha iyi anlaşılacaktır… E.İmamoğlu neden hiçbir yerel yöneticinin bugüne dile getirmediği kadar Temsiliyet Yetkisi üzerine oynadı … İstanbul demek Türkiye demekir.. Ben 80 milyonu temsil ediyorum … Vatandaşlarım , Halkım … Çokuluslu organizasyonlarda ülkenin diplomasi görey ve yetkisi içine giren konularda Biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız… İşte bunları anlayamadan İmamoğlu’nun misyon ve vizyonunu anlayamayız … Beeldiye rant , ihale, rüşvet haydi itiraf edin hangi belediye ne kadar temiz…
Temennim o ki Temsiliyet yetkisini iç ve dış güvenlik tehdidi olarak kullanmasını hem idari ve adli olarak soruşturulur ve kovuşturulur… İmamoğlu CHP’li değildir… İmamoğlu CHP’yi ele geçirme planıdır… Okyanus dalgalarının tusunami hevesidir…
Ekrem İmamoğlu’nun sürekli kullandığı “Herkesi kucaklayacağız” sloganı ve kalp yapma telkininin örtük mesajını doğru okumak gerek. Geriye dönüp video kayıtlarına bakabilirsiniz “Herkesi kucaklayacağız” diyen kişi kendisini ve düşünceleri tasvip etmeyen vatandaşları hep aşağılamıştır. Bu bir niyet okuma değildir. Gelelim kalp yapmaya aslında bu kalp bir sevgi göstergesi değildir. Bu cümlemi okuyacaklar gülebilir. Kalp yapmak aslında “Canınıza okuyacağız” mesajıdır. İşgal orduları gülücükler dağıtarak girer…
![]()