Güncel Gündem

Vali Bey, Ercan Harmancı Türkiye İçin Güvenlik Tehdidi mi (!)

Ercan Harmancı multidisipliner bir donnaımla 2009 yılından buyana Açık Kaynak Araştırmacı Gazetecilik yapıyor. Ercan Harmancı 2009 yılında TAILS -The Amnesic Incognito Live System- lasmanından sonra ümmetin ve bu toplumun maslahatını önceleyerek hobi düzeinde dijital ayakizi takibi yapmaktadır.Elde ettiği kritik bilgileri Erken Uyarı Yazısı olarak ulusal boyutta www.ercanharmanci.com ve uluslararası boyutta ise www.nonewsno.com sitelerinde analizlerini paylaşmaktadır.

Gülen Hareketi Dinlerarası Diyalog ve NED ilişkisini deşifre eden nadir isimlerdendir.Ülkemizde Gezi Olayları arkasındaki NED National Endowment for Democracy deşifre etmiştir.Ercan Harmancı’nın ilk defa kullandığu NED bağı Yeni Şafak gazetesi tarafından manşete taşınmıştır.

Ercan Harmancı erken dönem 2010 yılı başlarında Gülen Hareketi’ni ulusal ve uluslararsı boyutta çok boyutlu ve çokkatmanlı dijjital ayakizi takibi sonu ülkemizde 15 Temmuz Darbe Girişimi sosyal gerçekliğine kadar medyada ve politikada hiç kullanılmayan Gülen’in Fedaileri yapılanamsını 2014 yılında kaynağı ile paylaşmıştır. https://www.facebook.com/photo.php?fbid=10203042135401516&set=a.1431250428471&type=3

Ercan Harmancı , 2010 yılından sonra Parelel Yapı, Gülen Hareketi’nin Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki örgütlenmesini özellikle fatih Projesi üzerinden kaynağından öncelikle kullanılan logo üzerinden bir okuma yaptı.Teslis inancı bir zorlama ya da komplo teori değildir.fatih Projesi beyin takımından olan Prof. Dr. Nizami Aktürk: Geçmiş dönemde Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK’in eski adı) görevinde bulunan Aktürk, daha sonraki yıllarda Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı iken FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alınmış ve adli süreç yaşamıştır.

Fatih Projesi Neden fatih Projesi Olarak Sunuldu

Bu proje bir akrostiş olarak fatih olarak isimlendirilmiştir.Proje kapsamında dağıtılan tablet ve Bilişim Teknolojileri Rehber (BTR) öğretmenlerine veya ilgili pilot/özel alt kurumlara imkanlar dahilinde görev tahsisleri için sınırlı sayıda laptop dağıtımı yapılmıştır.Projenin ilk uygulama döneminde ise ülkemizde ilk etkileşimli kaynaklar Kaynak Holding bünyesindeki yayınevleri tarafından sağlanmıştır. Yine Paralel Yapı’ya ait bilişim ve yazılım firmaları tarafından akıllı tahta uygulamaları ve programları Parelel Yapı muhibbini olan öğretmenlere dağıtılmıştır.Bu kişisel bir düşünce ya da tespit değildir.O dönem okullarda akıllı tahtalarla uyumlu yayınların verileri analiz edilince bu gerçek teslim edileecktir.

Projedeki Fatih ismi Fatih Sultan Mehmed olarak algılansa da bunun kasıtlı olarak F harfi f şeklinde yazılmıştır ki bu en temel imla ve yazım kuralalrına aykırıdır.

Paralel Yapı özellikle İnsan Kaynakları ve Bilgi İşlem üzerinden verileri kullanıp işleyerek ülke genelinde bir Güç Etki Ağı oluşturuldu.Fethullah Gülen’in kamuda iki birimi özellikle ele geçirmeye çalışmıştır.

Gülen Hareketi özellikle Milli Eğitim Bakanı olarak H.Ali Yücel’den sonra en uzun görev yapan bakan döneminde Gülen’e ait dershanlerden çarpıcı ve sarsıcı şekilde bir kadrolaşma yaşanmıştır.H.Hüseyin Çelik döneminde yapılan birçok atama yargıdan döndü.İstisnai ve açıktan atamalar ile Evrak-ı Kadimesi içinde birgün bile devlet memurluğu olmayanlar en üst makamlara hemen atanıverdi.

Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 2009 yılında bakanlık görevinden ayrılırken sistemin rayına oturduğunu belirtmek için “Milli Eğitimi otomatik pilota bağladık” ifadesini kullanmıştır.

Ercan Harmancı sadece ulusal boyutta Erken Uyarı Yazıları kaleme almamış asrın en büyük iç ve dış güvenlik tehdidi olan İsrail Soykırım kararını , soykırım kararı alındığı hafta içinde deşifre etmiştir. 7 Ekim 2023 tarihinden yakalşık 7 ay önce Dostumuz İsrail (!) başlıklı Erken Uyarı Yazısı ile ulusal ve uluslararası birçok makamın resmi hesabı üzerinde paylaşılmıştır.

Ercan Harmancı OSINT yani kamuya açık verilerin taranması ve analizi ile genelde devlet kurumları özelde de Milli Eğitim Baaknlığı içinde 2015 yılında pik yapan Gülen Hareketi yapılanmasını deşifre etmiştir.

Ercan Harmancı 2017 yılında FETÖ yapılanamsı tarafından adli ve idari davalarda dosyalarına dahil edilmiş KHK vurgulu şikayet dilekçesi ile çok katmanlı ve çok boyutlu bir itibar suikastına maruz kaldı.KHK FETÖ ilemücadele bir devlet misyon ve vizyonu iken Ercan Harmancı bir FETÖ holiganının bu dilekçesi ile işlem başaltıldı.

Ercan Harmancı hakkında sadece taciz ve cinsel suçlarla değil herhangi bir suç ve kabahatle sadece itibar suikastı yapıldığı 2017 yılına değil meslek hayatı boyunca öğrenci ve velilerden tek bir şikayet yokken Ercan Harmancı seküler ve FETÖ mihrakları tarafından “Okulda Bu Sapık Öğretmeni İstemiyoruz!” talepleri kurumsal körlük ve öğrenilmiş çaresizlikle karşılandı.

Soruşturma Raporu keyfi ve idari takdir ile ve ulaşılan kanaat gerekçeli hiçbir hastane raporu ve bilirkişi uzman görüşü alınmadan Öğretmenlik donanımına ve öğretmenlik itibarına uygun değildir kararı verildi…En acı yanı ise öğrencilerin hocalarını korumak için kullandıkları ifadeler Ercan Harmancı‘nın suçlanması için kullanılmıştır.

Eran Harmancı kendisne yapılan hukuksuzluğu delil ve belgeleri ile kamuoyu ile paylaşınca dönemin İnsan Kaynakları Genel Müdürü Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu tarafından Ercan Harmancı hakkında “Topluma yanlış bilgi yayarak kamu güvenliğini sarsma” suçu ile müşteki olup soruşturma talepe dilmiştir…

Ercan Harmancı 11-12 Eylül 2025 yılında Erzincan Valisi talepli ulusal ve uluslararsı hukukun hialfına işlemleri belgeleri ile kikendisine ait bilgiler yani 3. kişilere ait olmayan bilgileri onaylı https://www.facebook.com/harmanciercan/ sosyal medya hesabından paylaşınca Vali Hamza Aydoğdu Ercan Harmancı’nın Türkiye lokasyonundan paylaşım yapmama ve görüntülenmeme talepli işlem başlatmıştır.

Bir insanın kendisi ile ilgili bilgi ve belgeleri paylaşmak ve yaşadığı zulmü dile getrimek hangi rasyonel hukuka göre suç olabilir? Bu yetmemiş avukatı aracılığı ile yaptığı savunmada kendisi ile ilgili hem şahsını ve hemde makamını FETÖ iltisaklı olarak damgalıyor , iftira atıyor ve sürekli itibar suikastı yapıyor savunması yapmıştır.

Oysa Vali Bey hakkında sorduğum sorular devlet memuru olmadığı döneme ait sorular ve istisnai ve de açıktan atama ile görevde yükselişine dair sorular olduğu savcılık belgesi ile sabit ve kayıtlıdır.

Vali Bey’in avukatının açıklaması Işık Yayınları içinde çıkan kitabının 2002 yılında yayımlandığını ve 15 Temmuz 2016 sonra Işık Yayınları’nın FETÖ’ye ait olduğunu öğrendiğini ve fark ettiğini beyan etmiştir.Bu beyan 2014 yılında Cumhurbaşkanımız R.Tayyip Erdoğan’ın Parelel Yapı ile mücadele edeceksiniz kamu açıklaması varken … Işık Yayınları Kaynak Holding bünyesindeki onlarca yayınlardan farklı ve ayrıcalıklı olduğu hem yayınevinin misyon hem de yazar kitlesi Türkiye sosyal gerçekliğinde ilköğretim düzeyinde bilinecek kadar sabit ve sarihtir.

Yine Vali Bey’in avukatı Hamza Aydoğdu’nun İnsan Kaynakları / Personel Genel Müdürlüğü döneminde FETÖ ve kripto FETÖ ile etkin birmücadele yaptığı ifadesi savcılık belgesi ile sabit ve kayıtlıdır.Müştekinin avukatının yapığı açıklamaları genel anlamda KHK ile ihraç edilen en fazla memurun Milli Eğitim Bakanlığı olması sebebiyle sosyal gerçeklikle ve adli ve idari kayıtlarla örtüşmediği için kabul edilebilir değildir.

Şahsa Bağlı Kadro Neden ve Hangi Gerekçelerle FETÖ İltisaklı Memurlara Verildi?

Ciddi bir kamu güvenliğini iç ve dış boyutta tehdit olacak bir başka gerçeklik OSINT veri kaynakları kullanılarak https://www.resmigazete.gov.tr/…/09/20160901M1-1-4.pdf şu soruyu sormak gerek…Vali Hamza Aydoğdu’nun tüm personelden sorumlu olduğu İnsan Kaynakları ve Personel genel Müdürlüğü yaptığı dönemlerde Eylül 2016 yılında yayımlanan KHK listesinde özellikle Merkez kadrosundan ihraç edilen olağan bir kadro olmayan Şahsa Bağlı Kadro ataması FETÖ gerekçeli alınan kişilere neden tanınmıştır? Şahsa Bağlı Kadro ya şehit yakınları ve gaziler için ya da seçimlere girmek için istifa eden memurlar için kullanılan bir kadro olduğu kayıtlı ve sarihtir.

HKH ile ihraç edilen isimler hakkında yapılan Güvenlik Araştırmaları döneminde neden bu kişilerin geçmişine yönelik bilgiler kurumsal körlükle görülemedi… Özellikle 23. sıradaki Muhammet Uslu adli kayıtlarla sabit Genelkurmay İmamı olarak kayda geçmişken bu kişi hakkında yapılan Güvenlik Araştırması yapılırken bu kişinin açık olan FETÖ iltisakı neden görülemedi?

Mülki İdare Amirlerine Soru Sormak Suç mu?

Şimdi bir Mülki İdare Amiri’ne soru sormanın bedeli ulusal ve uluslararasıı hukuk ile koruma hakkı olan iletişim hakkının yasaklanamsı Mülki İdare ve Mülkiye Terbiyesi ile nasıl temellendirilebilinir…İçişleri Bakanlığı yeni ve güncellenmiş mevzuatında mülki amirlere gemişine ait soruların hukuki mevzuatla yasaklandığı ise bunu ilgili birimler toplumla paylaşmalıdır.Çünkü ben mülki idare amirlerinin vatandaşın ağır eleştirilerine bile mülkiye etiği ve terbiyesi içinde cebap vermesinin bir devlet adamının sorumluluğu olduğunu biliyorum.

İç Tüzük Yönetmeliğine göre bir birimdeki yetki ve sorumlulukların pozitif ve negatif hesap verme önceliği birimi temsil eden Genel Müdüre ait olduğu idari bir gerçekliktir…

Son olarak mülki idari amirler genel bir vatandaşa göre daha fazla ağır eleştiriye açık olmalıdır.Bu kişisel bir görüş değil hukuki bir mecburiyettir.Ve asla makamının gücünü bir vatandaşı susturmak için kullanmamalıdır!Mülki idari amirler geçmişine yani devlet memuru bile olmadığı döneme ait sorulara karşı bugün devleti temsil edene makamların gücünü kendi konfor alanları için koruma kalkanı yapamayacakları izahtan varestedir…

Şimdi soruyorum … Vali Bey Ercan Harmancı hangi yalan bilgiyi kamu ile paylaştı? Ercan Harmancı kendisin hayatına kast edildiğini gösterek keyfi olarak nezaretet tutulduğu gecenin hastane kayıtları ile sabit yaşadığı kas yıkım bilgi ve belgesini paylaşmak kamu güvenliğini nasıl ve hangi boyutta sarsmaktadır…

Bu paylaşımlar neden bir mülki idare amiri için rahatsız edici olabilir?

Ercan Haramncı

Eğitimci – Sosyolog

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir